Soğuk Bir Kış Günü
Soğuk Bir Kış Günü
18 Ocak….SoÄŸuk bir kış günü…. Biz arkadaÅŸlarla bilardoya gitmiÅŸtik.
Aslında hiç niyetim yoktu. Ama bir den kendimi orada buldum.Nerden bilebilirdimki hayatıma bir fırtına gibi girebileceÄŸini…Evet fırtına…!!! Aklımda hiç kimse yokken ve hiç kimseninde olmasını istemediÄŸim bir zamanda o, izin almadan bana sormadan gecem ve gündüzüme girdi. Sudan çıkmış bir balığa hemen 1 saat içerisinde nasıl dönüşebiliyordum. Bende kendimi tanımakta güçlük çekiyordum. Bana ne olmuÅŸtu? Sanki bakışlarıyla bana birÅŸeyler söylemek ister gibiydi. Ama ne diyordu..? Bunu anlamak aslında hem zor hemde bir o kadar kolaydı. Kendimin hisleri ile birleÅŸtiÄŸinde beni ister gibiydi. Zor olan yanında yanılma korkusuydu. Onun asi bakışları, sakallı yüzü ve vurdum duymaz edasının altında sanki farklı birisi yatıyordu.
Asi bakışlarının arasından uzun zamandan beri göremediğim sevgi güneşinin sıcaklığını hissediyordum tüm bedenimde. Onunla konuşamamanın, tanışamamanın ve görüşememenin ızdırabı tam 5 gündür içimde bir sızı gibi dolaşıyor.
Onun için yaptığım saçmalıkları bile bile tekrar tekrar ediyordum. Saatlerce iÅŸ çıkışında orada oturup gelmesi için tanrıma yalvarıyordum. Ama kapıdan herkes girdi. ArkadaÅŸları geldi ama o yoktu. Sanki biliyormuÅŸ gibi gelmedi. Kapı her açıldığında kalbim yerinden fırlayacak gibi oluyor, heyecanımı zapt edemez olmuÅŸtum. Onun geliÅŸ saatleri gelip geçiyordu. Artık ümidimi kesmem gerektiÄŸi zamanda anılarımla beraber oradan yine umutsuz, büyük bir isteksizlikle ve ayaklarımın geri geri gitmesine raÄŸmen oradan ayrılıyordum. İçimdeki sese yönelmiÅŸ olsam bütün arkadaÅŸlarını sorguya çekmem gerekiyordu. Bir bilardomasasının üzerine çıkıp avazım çıktığı kadar ” O nerde…? ” diye haykırmak istiyordum. Onu özlemiÅŸtim. KonuÅŸamasamda, tanışmasamda onu görmek bana yetiyordu. Onun bana laik olmadığını bile bile bu saplantıya nereden takıldım….? Onu da bilmiyorum. BildiÄŸim tek ÅŸey var. O`da 4 gündür onunla kalkıp onunla yatıp kısaca onunla yaÅŸamamdır.
Belkide onunda tanışmam bana yetecekti. Ama ne yazıkki oda olmuyordu. Ne saatlerimiz uyuÅŸuyordu ne de günlerimiz. Ona bütün saatlerimi verebilirdim aslında… Ama o bunu bilmiyordu.
Serserim benim niye o gün arkamdan gelmedin. Belki gelirsin diye ne kadar çok kapıda bekledim bir bilsen….
Hayatım boyunca hiç bu kadar alçaldığımı hatırlamıyorum. Hem de bir erkek için. Mantığım düşünmemi söylüyor…Duygularım ise ki ÅŸu anda onların esiriyim peÅŸinden koÅŸmamı adeta emir ediyordu.
18 Ocak akÅŸamı….Bir taraftan o günü yaÅŸadığıma lanet ediyorum. DiÄŸer yandan da seviniyorum. O akÅŸam bilardo masasında sanki ÅŸaheserler yaratıyordum. SaÄŸ derken sol, sol derken saÄŸ vuruyordum…! Elimden ıstakalar düşüyor, sigara ile elimi yakıyor ve bunun gibi daha neler neler ………..
Neden niçin sorularına neden cevap bulamıyorum…? Beynimi bir bütün olarak yıkadın….Baktığım her yerde sana benzer birÅŸeyler görüyorum.
Duvara yaslanıp bana bakışın her an gözümün önünde silinmeyen bir tablo gibi. İçimi kavuran bir ateş, ferahlatan bir su damlacığı ve uzun zamandır boş ve üşüyen kalbimi bir yaz esintisi gibi ısıtan sendin.
Åžu anda senden uzakta olsam bile, düşüncelerim, kalbim, ve ruhum seninle. Seninle bir konuÅŸabilsem, bir tanışabilsem….Bunlarla yetinebilirmiyim…? Bilemiyorum…
BildiÄŸim bir tek ÅŸey var oda ÅŸu anda seninle olmak istediÄŸim…
Duy beni…Gör beni….DuyabileÄŸim seni…GörebileÄŸim seni…..



