Cehennemle ilgili Sözler
yapıp sonra da tevbe etmeyenlere cehennem azabı ve yangın azabı vardır.
( BüRUC / 10 )
Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm: Yaktığınız ateÅŸ var ya, bu, cehennem ateÅŸinin yetmiÅŸ cüzünden bir cüzdür! buyurmuÅŸtu. ( yanındakiler ) Zaten bu ateÅŸ, vallahi (âsileri cezalandırmaya ahirette) yeterliydi” dediler. Aleyhissalâtu vesselâm Cehennem ateÅŸi öbürüne altmışdokuz kat üstün kılındı. Her bir katın harareti, bunun mislindedir
içlerinden kim ; “Ben, O’ndan baÅŸka bir ilâhım” derse, biz ona cehennemi ceza olarak veririz. Zalimleri biz böyle cezalandırırız.
( ENBİYA / 29 )
Yine Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor ; Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki, Cehennem ateşi bin yıl yakıldı. Öyle ki kıpkırmızı oldu. Sonra bin yıl daha yakıldı, öyle ki beyazlaştı. Sonra bin yıl daha yakıldı. Şimdi o siyah ve karanlıktır
Kâfirler, gerek kitap ehlinden olsun gerek puta tapanlardan olsun muhakkak, cehennem ateşindedirler. Orada ebedî olarak kalacaklardır. Onlar, insanların en şerlileridir.
( BEYYİNE / 6 )
Ebu Saidi’l-Hudri radıyallahu anh anlatıyor ; Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki, Cehennemi kuÅŸatan surun dört ( ayrı ) duvarı vardır. Her duvarın kalınlığı kırk yıllık yürüme mesafesi kadardır
Âyetlerimizi hükümsüz bırakmak için yarışanlara gelince, iÅŸte onlar Hakk’ın huzuruna azab içinde getirileceklerdir.
( SEBE / 38 )
Hasan Basri rahimehullah anlatıyor ; Utbe İbnu Gazvân radıyallahu anh, Basra’da minberde (hutbe esnasında) dedi ki ; Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm bize şöyle buyurmuÅŸlardı, Cehennemin kıyısından büyük bir taÅŸ bırakıldı. Bu taÅŸ yetmiÅŸ yıl aÅŸağı doÄŸru düştü de henüz dibe ulaÅŸmadı. ( Utbe İbnu Gazvân, devamla ) der ki ; “Hz. Ömer radıyallahu anh: “AteÅŸi çok zikredip hatırlayın. Zira onun harareti pek ÅŸiddetlidir; derinliÄŸi çok fazladır, çengelleri demirdendir” buyurdu
Şüphesiz inkâr edenlere, Allah’ın yolundan, yerli ve yolcu bütün insanlar için eÅŸit kılınan Mescid-i Haram’dan alıkoyanlara ve orada zulümle yanlış yola saptırmak isteyene can yakıcı bir azab tattırırız.
( HAC / 25 )
Ebu Said el-Hudri radıyallahu anh anlatıyor ; Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki ; Veyl, cehennemde bir vadidir. Kâfir orada, kırk yıl batar da dibine ulaşamaz
İnananlar arasında kötü söz ve davranışın yayılmasını arzulayan kimseler için dünyada da, ahirette de acı veren bir azab vardır. (Her şeyi) Allah bilir; siz bilmezsiniz.
( NUR / 19 )
İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor ; Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki ; Eğer zakkûmdan, dünyaya tek damla damlatılacak olsa, bu dünya ehlinin yiyeceklerini ifsad ederdi. Öyleyse, yiyecek ve içeceği zakkum olan cehennemliğin hali ne olur ( anlayın )!!!
Kim de âyetlerimizi yalanlar ve onlara karşı büyüklük taslarsa, işte onlar cehennemliktirler ve orada ebedî olarak kalacaklardır.
( A’RAF / 36 )
Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor ; Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki, Cehennem, Rabbine ÅŸikayet ederek: “Ey Rabbim! Bir parçam diÄŸer bir parçamı yemektedir” dedi. bununn üzerine, Allah Teâla hazretleri ona, iki nefes almaya izin verdi: Bir nefes kışta, bir nefes de yazda. (Yazdaki nefesi) sizin rastladığınız en ÅŸiddetli sıcaktır. (Kıştaki nefesi de) sizin rastladığınız en ÅŸiddetli (soÄŸuk olan) zemherirdir
Haberiniz olsun ki (Muhammed’in eÅŸine) bu ağır ifki (iftirayı) uyduranlar sizin içinizden bir gruptur. Bunu kendiniz için bir kötülük saymayın; aksine o, sizin için bir iyiliktir. Onlardan herbir kiÅŸiye, günah olarak ne iÅŸlemiÅŸse (onun karşılığı ceza) vardır. (ElebaÅŸlılık yapan, bu yüzden de) bu günahın büyüğünü yüklenen kimse için de çok büyük bir azap vardır.
( NUR / 11 )
Yine Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor ; Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki, Kıyamet günü, ateÅŸten bir parça, boyun ÅŸeklinde uzanır. Bunun, gören iki gözü, iÅŸiten iki kulağı, konuÅŸan bir dili vardır. Der ki, Ben üç takım (insanı cezalandırmak) için vazifelendirildim : Allah’la birlikte bir baÅŸka ilaha dua eden kimse, bile bile zulmeden cebbâr, tasvirciler.
Her kim Rabbine suçlu olarak varırsa, şüphesiz ki ona cehennem vardır. Orada ne ölür, ne de dirilir.
( TAHA / 74 )
İbnu Mes’ud radıyallahu anh anlatıyor ; Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki, Kıyamet günü cehennem, yetmiÅŸbin yuları olduÄŸu halde getirilir. Her yularında, onu çeken yetmiÅŸbin melek vardır
Kâfirler için hazırlanmış olan ateşten sakının.
( AL-İ İMRAN / 131 )
Hz. Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resülullah aleyhissalâtu vesselam buyurdular ki: “(Cennette) sizden herbirinin iki tane menzili vardır: “Bir menzili cennette, bir menzili de cehennemde. Ölünce cehenneme girerse cennet ehli onun menziline varis olur. İşte Allah Teâla hazretlerinin ÅŸu sözü bu durumu teyid eder: “İşte onlar varislerin ta kendileridir”
( Mü’minün 10 )
O yaptıklarına sevinen ve yapmadıkları şeylerle de övülmek isteyenlerin (onacaklarını) sanma! Onların azaptan kurtulacaklarını da sanma! Onlar için can yakıcı bir azap vardır.
( AL-İ İMRAN / 188 )
Ebu Ümame radıyallahu anh anlatıyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “Allah’ın cennete soktuÄŸu hiç kimse yoktur ki, onu yetmiÅŸiki zevce ile evlendirmiÅŸ olmasın. Bunlardan ikisi hüru’l-ayn (siyah gözlü), yetmiÅŸ tanesi cehennemliklerden kendine düşen mirasıdır. Bu kadınlardan herbiri ÅŸehvet çekicidir ve cennetlik her erkeÄŸin ÅŸehvet gücü dâimidir.” HiÅŸam İbnu Halid der ki: “(Hadiste geçen) “Cehennemliklerden kendine düşenmirası” ibaresinden maksad, cehenneme giren erkeklerdir; bunların kadınlarına cennet ehli varis olurlar, tıpkı Firavun’un hanımına varis olunduÄŸu gibi.”
Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın. İşte bunlar için büyük bir azap vardır.
( AL-İ İMRAN / 105 )
Üsâme İbnu Zeyd radıyallahu anh anlatıyor: “Resulullah aleyhissalâtu vesselâm bir gün Ashab-ı Kiramına: “İçinizde cennet için gayret edecek kimse yok mu? Zira cennetin eÅŸi yoktur. Kâ’be’nin Rabbine yemin ederim ki, cennet, parıl parıl parlayan nurları, güzel kokulu üğrünen yeÅŸillikleri, saÄŸlam yüksek köşkleri, devamlı akan nehirleri, çok çeÅŸitli olgun meyveleri, güzel genç zevceleri, pek çok takım elbiseleri ile yüksek, saÄŸlam ve güzel saraylarda saadet ve yüz parlaklığı içinde yaÅŸanan ebedi mekandır” buyurdu. Sahabiler: “Biz zaten onun için gayretteyiz, ey Allah’ın Resulü!” dediler. Aleyhissalâtu vesselâm: “İnÅŸaallah!” deyiniz” dedi ve sonra cihaddan söz açtı ve ona teÅŸvik etti.”
Bayağı insanlardan kimi de vardır ki, bilgisizce Allah yolundan saptırmak ve onu eğlence yerine tutmak için laf eğlencesi (veya boş söz) satın alırlar. İşte onlar için aşağılayıcı bir azab vardır.
( LOKMAN / 6 )



